Haberler

Aydın Efeler'de Otomobil Yangını

|
51 Görüntüleme
Aydın’ın Efeler ilçesinde park halindeki bir aracın motor bölmesinde aniden başlayan alevler, duran araçların neden ve nasıl yandığına dair teknik gerçekleri yeniden gündeme taşıdı.

Aydın’ın Efeler ilçesinde park halindeki bir aracın motor bölmesinde aniden başlayan alevler, duran araçların neden ve nasıl yandığına dair teknik gerçekleri yeniden gündeme taşıdı. Efeler Mahallesi Dr. Serkan Kurnaz Caddesi üzerinde öğleden sonra kaydedilen hadisede, hareketsiz durumdaki binek otomobilden yükselen dumanları fark eden çevre sakinlerinin çağrısıyla itfaiye ekipleri bölgeye intikal ederek yangını büyümeden kontrol altına aldı. Polis ekiplerinin çevre emniyetini sağladığı olayda can kaybı yaşanmazken araçta maddi hasar meydana geldi. Bu tür olayların ardından başlatılan rutin teknik incelemeler, otomotiv güvenliğinde sıkça göz ardı edilen kritik mekanizmaları işaret ediyor.

Toplumda yaygın olan genel kanı, araç yangınlarının yalnızca hareket halindeyken, aşırı sürtünme ya da motorun hararet yapması neticesinde meydana geldiği yönündedir. Oysa motorun kapalı ve kontak anahtarının çekilmiş olması, yangın riskinin tamamen sıfırlandığı anlamına gelmez. Modern taşıtlarda kontak kapansa dahi aküden doğrudan beslenen ve sürekli enerji altında tutulan alarm, merkezi kilit, beyin kontrol modülleri ve ses sistemleri gibi birçok aktif hat bulunur. Hareketsiz bir aracın kaputu altında başlayan yangınların birincil sorumlusu hararet değil, çoğunlukla bu hatlardaki ark oluşumu ve izolasyon yorgunluğudur.

Meseleyi derinlemesine incelediğimizde karşımıza doğrudan korozyona uğramış terminaller, gevşemiş şasi bağlantıları ve standart dışı sonradan yapılan aksesuar montajları çıkar. Özellikle merdiven altı atölyelerde uygun kesitli kablo ve doğru amperajda sigorta kullanılmadan bağlanan amfiler, LED aydınlatmalar veya takip cihazları, motor bloğu durduktan sonra da çekilen sızıntı akımları yüzünden kablo demetlerinde omik ısınmaya yol açar. Yıllar içinde motor kompartımanındaki yüksek çalışma sıcaklığına, titreşime ve motor yağı buharına maruz kalan kablo kılıfları sertleşip çatlar; korumasız kalan bakır damarların gövdeye temasıyla ortaya çıkan mikro kıvılcımlar, park halindeki alevlenmenin asıl fitilini ateşler.

Bir diğer kritik unsur ise motor durduktan hemen sonra gelişen ısı birikimidir. Araç seyahat halindeyken motor bölmesinden geçen doğal hava akımı bileşenleri soğutur; ancak araç stop ettirildiği anda bu konvektif hava akışı kesilir ve "ısı transferi doygunluğu" yaşanır. Egzoz manifoldu ve katalitik konvertör gibi parçaların yüzey sıcaklığı bir süre daha yüksek kalır. Eğer bu esnada eskimiş yakıt geri dönüş hortumlarından sızan mikroskobik benzin buharı veya kurumuş karter havalandırma contalarından damlayan motor yağı bu kızgın yüzeylerle temas ederse, kontak kapalıyken bile alevlenme kaçınılmaz hale gelir.

Sürücülerin en sık düştüğü hatalardan biri de duman yükselen motor kaputunu aniden ve sonuna kadar açmaktır. Oksijensiz kalarak içten içe için için yanan bir motor bölmesine kapağı hızla kaldırarak aniden taze hava girişi sağlamak, alevlerin parlama yapmasına ve müdahale eden kişinin doğrudan alev dalgasına maruz kalmasına neden olur. Efeler'deki vakada olduğu gibi duman fark edildiği an kaputun yalnızca emniyet mandalı kadar aralanıp yangın söndürücünün o aralıktan içeri sıkılması ve uzman itfaiye personeli beklenene kadar güvenli mesafenin korunması hayati önem taşır.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.