Merhaba değerli takipçilerimiz iki gün önce yaptığımız ayrıştırma tesislerinde yangın haberi ile geri dönüşüm tesisi sahiplerini ve ayrıştıra tesisleri sahiplerini yangın konusunda uyarmıştık. Malesef bugün uşakta geridönüşüm tesisinde yangın yaşandı. Olayla ilgili aldığımız bilgilere göre herhangi bir yaralanma vs yaşanmadı. Burdan bir kez daha uyarımızı yeniliyoruz. Lütfen yangın riski ile ilgili önlemlerinizi mutlaka alın.. Önlem kayıpları önler.. Uşak'ta Tekstil Geri Dönüşüm ve Ayrıştırma Merkezinde yangın kontrol altına alındı. Şimdi habere geçelim..
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde faaliyet gösteren ve geri dönüştürülmüş tekstil atıklarından rejenere elyaf imalatı gerçekleştiren tesiste meydana gelen yangın, bölge itfaiyesi, jandarma ve afet koordinasyon birimlerinin ortak müdahalesiyle kontrol altına alındı. Olay yerinde alevlerin sönümlenmesinin hemen ardından başlatılan termal tarama ve soğutma faaliyetleri, endüstriyel tesisin yapısal bütünlüğünü korumak ve gizli yanma riskini bertaraf etmek amacıyla sürdürülüyor.
Endüstriyel geri dönüşüm tesislerinde ortaya çıkan yangınlar, kamuoyunda sıklıkla standart bir bina yangını gibi algılansa da tekstil mühendisliği ve endüstriyel yangın güvenliği dinamikleri açısından çok daha karmaşık kimyasal ve fiziksel mekanizmalara dayanır. Tekstil geri dönüşümünde hammaddeyi oluşturan kırpıntı kumaşlar, telefler ve sentetik veya doğal lifler, mekanik parçalama yani garnitürleme işlemlerinden geçerken mikroskobik boyutlarda lif tozları açığa çıkarır. Rejenere elyaf üretiminin yapıldığı bu kapalı ortamlarda liflerin özgül yüzey alanı devasa boyutlara ulaşır. Yüzey alanının bu denli genişlemesi, oksijenle temas eden malzeme miktarını katbekat artırarak yanma kinetiğini olağanüstü hızlandırır. Dolayısıyla bu tür tesislerde alevlerin fabrikayı dakikalar içinde sarması bir güvenlik zafiyetinden ya da müdahale gecikmesinden ziyade, dispers lif bulutlarının patlama ve anlık alev yayılımı karakteristiklerinden kaynaklanır.
Yaygın kanının aksine, bu yangınların ana kaynağı her zaman dışarıdan gelen bir kıvılcım, açık alev veya geleneksel elektrik kontağı olmak zorunda değildir. Elyaf geri kazanım proseslerinde balyalanmış doğal ve sentetik lif kütleleri yüksek nem ve basınca maruz kaldığında, iç katmanlarda mikrobiyolojik ya da kimyasal oksidasyon süreçleri tetiklenebilir. Balyanın merkezinde hapsolan ısı dışarı tahliye edilemediğinde, malzeme kendi kendine tutuşma sıcaklığına ulaşarak için için yanmaya başlar. Piroforez olarak da adlandırılabilecek bu içten içe yanma süreci, balya patlatıldığında veya oksijen akımıyla buluştuğunda aniden parlayıcı bir yangına dönüşür. Ayrıca, metal ayrıştırma ünitelerinden gözden kaçarak parçalama tamburlarına giren milimetrik bir metal parçacığı dahi yüksek devirli silindirlerde sürtünme kıvılcımı üreterek lif tozunu anında tutuşturabilir. Uşak'taki tesiste yangının başlangıç noktasının tespiti için yapılan teknik incelemeler de tam olarak bu mikroskobik ve termodinamik ihtimaller üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Olayın operasyonel boyutunda 112 Acil Çağrı Merkezi koordinasyonunun devreye girmesiyle birlikte Uşak Organize Sanayi Bölgesi İtfaiyesi başta olmak üzere çevre istasyonlar, jandarma ve AFAD unsurları kritik bir kriz senaryosunu hayata geçirdi. Endüstriyel tekstil yangınlarında itfaiye ekiplerinin karşılaştığı en büyük teknik handikap, alevlerin bastırılmasının ardından gelen sahte sükunet evresidir. Genel algı, alevler görünmediğinde yangının bittiği yönündedir; oysa tekstil lifleri ve preslenmiş balyalar hidrokarbon yapılarından ötürü içten içe akkor yanma eğilimindedir. Elyaf liflerinin oluşturduğu sıkışık kütle, standart söndürme suyunun yüzey gerilimi nedeniyle derinliklere nüfuz etmesini engeller. Su, kütlenin üzerinden akıp giderken merkezdeki kor tabakası bin derecenin üzerindeki sıcaklığını muhafaza eder.
Bu teknik gerçeklik, Uşak'taki tesiste neden uzun soluklu bir soğutma sürecinin işletildiğini doğrudan açıklar. İtfaiye ekipleri yalnızca su püskürtmekle kalmaz; yüzey gerilimini kıran kimyasal köpük ve ıslatıcı ajanlar kullanarak suyun lif dokularının en derin gözeneklerine kadar işlemesini sağlar. Eş zamanlı olarak iş makineleri yardımıyla balyalanmış elyaf kütleleri tek tek dağıtılarak havalandırılır ve termal kameralarla iç sıcaklıklar taranır. Soğutma sürecinde lif kütlesinin iç ısısı ortam sıcaklığına düşürülmeden alan terk edilirse, saatler sonra havanın oksijeniyle beslenen korların fabrikayı yeniden alevlendirmesi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla sahada yürütülen çalışma bir bekleme süreci değil, aktif bir termodinamik stabilizasyon mühendisliğidir.
Tekstil geri dönüşümünün başkenti konumundaki Uşak, Türkiye'nin döngüsel ekonomi hedeflerinde stratejik bir ağırlığa sahiptir. Hammaddenin yeniden üretime kazandırılması enerji tasarrufu ve kaynak verimliliği sağlarken, bu fabrikaların yangın yükü geleneksel üretim tesislerine kıyasla çok daha yüksektir. Proses güvenliği açısından kıvılcım algılama ve anında söndürme sistemleri, tesis içi siklon ve filtrelerde patlama kapakları ve lif depolama alanlarının yangın kompartımanlarıyla birbirinden izole edilmesi gibi proaktif mühendislik bariyerleri hayati öneme sahiptir. Yaşanan hadise, döngüsel üretim modellerinde iş güvenliği ve proses emniyetinin ayrılmaz bir bütün olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Can kaybının yaşanmaması tesisteki acil durum tahliye protokollerinin zamanında işletildiğini gösterirken, soğutma faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak itfaiye ve kriminoloji raporları yangının kesin çıkış dinamiğini netleştirecektir.

Yorum Yazın