Haberler

Tuzla Ayakkabı Fabrikasında Yangın

|
92 Görüntüleme
İstanbul sanayisinin kilit merkezlerinden biri olan Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi Kazlıçeşme Caddesi’nde konuşlu beş bin metrekarelik ayakkabı üretim tesisinin çatı katında meydana gelen yangın,..

İstanbul sanayisinin kilit merkezlerinden biri olan Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi Kazlıçeşme Caddesi’nde konuşlu beş bin metrekarelik ayakkabı üretim tesisinin çatı katında meydana gelen yangın, endüstriyel yangın güvenliği ve risk yönetimi konusundaki kritik dinamikleri bir kez daha gündeme taşıdı.

Depolama alanı ve atıl malzeme sahası olarak değerlendirilen üst kottan yükselen alevler, polimer tabanlı ham maddelerin reaktivitesi nedeniyle kısa sürede tavan blokajını aşarak yaklaşık iki metrelik alev boyuna ulaştı. Olay yerine intikal eden itfaiye birliklerinin sekiz farklı stratejik noktadan kurduğu çevreleme hattı ve köpük destekli müdahale koordinasyonu sayesinde facianın fabrikanın ana üretim hatlarına ve komşu parsellere sıçraması engellendi. Yaklaşık dört saat süren aralıksız soğutma ve çevreleme faaliyetleri neticesinde kontrol altına alınan vaka, yalnızca bir haber metninin sınırlarını aşan teknik dersler ve sektörel gerçekler barındırıyor.

Yaygın kanının aksine, ayakkabı ve deri sanayisindeki yangınların asıl tetikleyicisi veya yürütücüsü ham deri dokusu değildir; tehlike, modern ayakkabı tabanı ve laminasyonunda kullanılan sentetik bileşenlerin termal bozunma profillerinde saklıdır. Ayakkabı sektöründe formüle edilen etilen-vinil asetat, termoplastik poliüretan, neopren bazlı temas yapıştırıcıları ve kloropren kauçuk türevleri, tipik bir selülozik A sınıfı yangından tamamen farklı bir yanma kinetiğine sahiptir. Isı ile karşılaştığında hızla sıvılaşarak yayılan ve yüksek moleküler ağırlıklı hidrokarbon gazları açığa çıkaran bu polimerler, çatı katı gibi hava sirkülasyonunun yoğun olduğu noktalarda alev boyunu saniyeler içinde katlar.

Kamuoyunda deri sanayinin kolay tutuştuğuna dair yerleşmiş ezberin gerisinde deri lifleri değil, taban enjeksiyonunda ve kalıp montajında kullanılan yanıcı çözücüler ile sentetik polimer karışımlarının oluşturduğu yüksek yangın yükü yer almaktadır.

Benzer şekilde, sanayi tesislerindeki yangınların ekseriyetle en alt katlarda veya elektrik panolarının yoğun olduğu zemin seviyelerinde başlayacağı yönündeki varsayım da modern fabrika yerleşim gerçeğiyle çelişir. Endüstriyel işletmelerde taban alanı üretim verimliliğine ayrıldığından, çatı katları sıklıkla ikincil depolama, havalandırma motorları, kurutma fırınlarının egzoz hatları veya mevsim dışı stoklama sahası olarak konumlandırılır. Yangının çatı katında başlaması, yukarı yönlü konvektif ısı transferinin tavan döşemesi altında tuzaklanması anlamına gelen tavan jeti etkisini tetikler.

Bu birikim, yatay eksende yayılan sıcak duman tabakasının sıcaklığını hızla artırarak o kotta depolanan atıl malzemeleri doğrudan tutuşma sıcaklığına ulaştırır. Kazlıçeşme Caddesi'ndeki vakada alevlerin çatıyı bu denli süratle sarması ve yer yer iki metreye ulaşması, tavan altı termal tuzaklanmanın ve açık hava temasının yarattığı yüksek yanma hızının doğrudan sonucudur.

Yangınla mücadele taktiği açısından da kamuoyunda sıklıkla yanlış anlaşılan bir paradigma mevcuttur; müdahalenin dört saat sürmesi bir gecikme veya operasyonel zaafiyet işareti değil, endüstriyel yapı statiğini korumaya yönelik kontrollü bir soğutma protokolüdür. Ayakkabı üretim tesislerinin çatı konstrüksiyonlarında genellikle çelik makas sistemleri ve hafif metal trapez kaplamalar kullanılır. Yapısal çelik, yaklaşık beş yüz elli santigrat dereceye ulaştığında taşıma kapasitesinin yarısını yitirir ve aniden burkularak çökme riski üretir.

Ekiplerin alevleri bastırdıktan sonra saatlerce bölgede kalmasının temel nedeni, çelik elemanların kontrollü kademeli soğutulmasını sağlamak ve içeride eriyen polimerlerin dip katmanlarında süren piroliz tepkimelerinin yeniden tutuşmasını engellemektir. Sekiz noktadan uygulanan eş zamanlı müdahale, alev cephesini daraltmanın yanı sıra suyun ve yangın söndürme köpüğünün buharlaşma enerjisini kullanarak yapı iskeletini ayakta tutma amacına hizmet etmiştir.

Büyük ölçekli endüstriyel sahalarda yaşanan bu tür hadiseler, organize sanayi bölgelerinin altyapısal dayanıklılığını ve kriz yönetim planlarını da test eder. Fabrikanın beş bin metrekarelik kapalı alana yayılması, içerideki termal kütlenin büyüklüğüne işaret ederken, emniyet birimlerinin Kazlıçeşme Caddesi üzerindeki trafik akışını derhal kontrollü düzene alması operasyonel bir zorunluluktur. İtfaiye arazözlerinin, su tankerlerinin ve hidrolik merdivenli araçların konuşlanma geometrisi, cadde genişliği ve hidrant debileriyle doğrudan ilintilidir. Lojistik hattın açık tutulması, yüksek debili sürekli su beslemesinin kesintiye uğramamasını sağlayarak yangının fabrika tabanındaki kimyasal tanklara ve hammadde depolarına inmesini önlemiştir.
 

Sanayi kuruluşları için çıkarılması gereken nihai teknik ders, çatı katı ve teras alanlarının atıl malzeme depolama alanı olarak görülmesi alışkanlığının terk edilmesidir. İşletmelerde kullanılmayan paletlerin, ambalaj atıklarının ve solvent kalıntısı barındıran yardımcı aparatların çatı katlarında biriktirilmesi, olası bir elektriksel ark veya statik boşalma durumunda ilk tutuşma noktasını en savunmasız koda taşımaktadır.

Pasif yangın durdurucu paneller, otomatik çatı duman tahliye kapakları ve doğrusal ısı algılama kablolarının çatı makaslarına entegre edilmesi, olası bir termal yükselişi alev boyu iki metreye varmadan tespit etmenin tek mühendislik çözümüdür. Tuzla'daki hadise, can kaybı yaşanmadan atlatılmış olmakla birlikte, endüstriyel depolama disiplininin ve sentetik malzeme yangın kimyasının ne denli titiz yönetilmesi gerektiğini somut biçimde ortaya koymaktadır.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.